navigation

Oyhanata’dan Kafdağı’nın Ardına yolculuk 2 June 2012

Posté par Oyhan Hasan Bıldırki dans : Tanıtım , ajouter un commentaire

     

Oyhanata'dan Kafdağı'nın Ardına Yolculuk

Üç Elmadan Biri Sana

      Özgün hikâyeleri, sevecen şiirleri ile tanıdığımız Oyhan Hasan Bıldırki bu kez karşımıza bir “Masal Dedesi” olarak çıktı. Kendisi vaktiyle “masal analarından dinlediklerini kültür dili ile ancak halk anlatımının akıcılığı içinde bizlere sundu. “Üç Elmadan Biri Sana” isimli masal kitabında yer alan 25 masalın her biri bir diğerinden güzel.
      Masal deyince çoğumuz burun kıvırır geçeriz. Sanki okuduğumuz her yazı, duyduğumuz her söz gerçeğin ta kendisi imiş gibi masalı küçümseriz. Bir romanın, hikâyenin konusu ve kişileri her ne kadar gerçekten alınmış ve gerçeğe yaklaştırılmış ise de o romancının hayal gücünde şekillenmiştir. Demem o ki gerçeğin ta kendisi değildir. Başarılı bir roman ya da hikâyede her okuyan az çok kendini veya yakınlarından birini bulabilir. Bu hâl onun gerçek olduğunu yansıtmaz. Ancak gerçek olaylardan yararlanmış ya da esinlenmiş demektir.
      Masaldaki olay ve kişilere baktığımızda onu kurgulayan, canlandıran “masal analarfnın ustası olan başka bir masal anası veya dedesidir. O kulaktan kulağa aktarıla aktarıla her anlatıcının ustalığı çerçevesinde katkıları ile gelişmiş; hoş olmayan, kulak tırmalayan ya da törelere aykırı düşen kısımlar törpülenerek, süzüle süzüle özel ve güzel olma niteliğini kazanmıştır. Eskilerin deyimi ile “maşer-i vicdan” dedikleri “toplumun iyiyi kötüden, güzel olanı çirkinden, doğruyu yanlıştan ayırt edebilme gücü” böylece masallara yansımıştır. Atalarımızın neyi beğendiklerini, neyi hoş görmediklerini masallara bakarak anlayabiliriz.
      Evet masal, masaldır; olaylar ve kişiler gerçek dışıdır. O gerçek dışılıklar, öyle düşünce yüklüdür ki onlarda herkeskendinden bir-iki değil belki beşlerle, onlarla sayılabilecek yanlar bulabilir. “Masallar, kötüyü yermenin, kulağı büküleceğe iyi örnek göstermenin en kestirme yollarının başında gelir. Hele bizim masallarımızda sabrın, başkaları uğruna ölümü göze alabilmenin en güzel . örneklerini bulursunuz. Zora düşmek tamam, ama daima zor durumda kalmak, bizim masallarımızda sonuç değil, kurtuluşa açılan birer köprüdür.” lire la suite…

12345

Si c'est ailleurs ,c'est ici. |
Histoire et fiction amusant... |
Critica |
Unblog.fr | Créer un blog | Annuaire | Signaler un abus | "Le Dernier Carré"
| Les terres arides de l'isol...
| L'anatra littéraire